Verb

überdauern

daha uzun yaşamak, atlatmak, sağ kalmak

Alte Burgen überdauern die Jahrhunderte.

Eski kaleler yüzyıllara meydan okur.

Seine Musik wird die Zeit überdauern.

Onun müziği zamana direnecektir.

((et4/j-n)) -den daha uzun yaşamak, -i atlatmak Eski şato birçok savaşı atlattı.

Eş anlamlılar: überleben, fortbestehen; Zıt anlamlılar: vergehen, untergehen

'über' (üzerinde, ötesinde) + 'dauern' (sürmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'ötesinde sürmek'tir.

Bir fırtına veya savaş gibi zor bir dönemin 'üzerinden' gelip ayakta kalan bir şeyi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.