Verb

aus|bessern

tamir etmek, onarmak, yamamak

Ich muss das Loch in der Hose ausbessern.

Pantolondaki deliği yamamam lazım.

Der Maler bessert die Kratzer an der Wand aus.

Boyacı duvardaki çizikleri onarıyor.

((bir şeyi)) tamir etmek Eski bisikletimi tamir ediyorum.

Eş anlamlılar: reparieren, flicken; Zıt anlamlılar: beschädigen, zerstören

'aus-' (burada tamamlama bildiren) ön eki ve 'bessern' (daha iyi yapmak) fiilinden oluşur.

Bir kusuru düzelterek bir şeyi 'daha iyi' hale getirmek. Ayrılabilir bir fiil olduğunu unutmayın: 'Ich bessere es aus'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.