Verb

aus|üben

icra etmek, yapmak, uygulamak

Er übt große Macht aus.

Büyük bir güç kullanıyor.

Sie übt ihren Beruf mit Leidenschaft aus.

Mesleğini tutkuyla icra ediyor.

Welchen Einfluss übt das auf uns aus?

Bunun bizim üzerimizdeki etkisi nedir?

((et4)) ((auf j-n/et4)) (birine/bir şeye) (bir şey) uygulamak Ona baskı uyguluyor.

((et4)) (bir şeyi) icra etmek Doktorluk mesleğini icra ediyor.

praktizieren (pratiğini yapmak), betreiben (işletmek), anwenden (uygulamak)

`aus-` (dışarı) öneki ve `üben` (pratik yapmak, uygulamak) fiilinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'dışarıya doğru uygulamak'.

Gücünüzü veya mesleğinizi dünyaya 'dışa doğru' uyguladığınızı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.