Adjektiv

befristet

süreli, vadeli, sınırlı

Der Vertrag ist auf ein Jahr befristet.

Sözleşme bir yılla sınırlıdır.

Ich habe nur einen befristeten Job.

Sadece süreli bir işim var.

auf+4 befristet sein (bir süre) ile sınırlı olmak Sözleşme bir yıl ile sınırlıdır.

Eş anlamlılar: geçici (temporär), sınırlı (begrenzt); Zıt anlamlılar: süresiz (unbefristet), kalıcı (dauerhaft)

be- ön eki + Frist (süre, mühlet). Kelimenin tam anlamıyla 'süre tanınmış'.

'Frist' kelimesinin 'süre' veya 'mühlet' anlamına geldiğine odaklanın. 'Befristet', bir şeyin bir bitiş tarihi olduğu anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.