Adjektiv

begünstigt

ayrıcalıklı, lehte, avantajlı

Er ist in einer begünstigten Position.

O, avantajlı bir konumdadır.

Das milde Klima begünstigt den Weinanbau.

Ilıman iklim bağcılık için elverişlidir.

((et4)) lehine olmak İyi hava hızlı bir hasadı destekliyor. Das gute Wetter begünstigt eine schnelle Ernte.

Eş anlamlılar: vorteilhaft, privilegiert; Zıt anlamlılar: benachteiligt, ungünstig

'be-' öneki (yapmak) + 'Gunst' (lütuf, kayırma) isminden gelir. Kelimenin tam anlamı 'lehte kılınmış' demektir.

'Gunst' kelimesini 'güneş' olarak düşünün. Güneşli bir gün her zaman avantajlıdır ('begünstigt').

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.