der Geschmack
Çeviri
tat, lezzet, zevk, tarz
Örnekler
Der Kuchen hat einen guten Geschmack.
Kekin tadı güzel.
Sie hat einen teuren Geschmack.
Onun pahalı bir zevki var.
Das ist nicht mein Geschmack.
Bu benim zevkime göre değil.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeye)) karşı zevki olmak Er hat einen Geschmack für guten Wein.
((birinin)) zevkine uymak Das ist ganz nach meinem Geschmack.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: Aroma, Vorliebe (tercih); Zıt anlamlılar: Geschmacklosigkeit (zevksizlik).
Etimoloji
'Tadı olmak' anlamına gelen 'schmecken' fiilinden türemiştir. 'Ge-' öneki genellikle fiillerden isim yapar.
Hafıza İpuçları
'schmecken' (tadı olmak) fiilini düşünün. 'Geschmack' bunun isim halidir ve hem yiyecek tadı hem de kişisel zevk anlamına gelir.