Adjektiv

beherzt

cesur, yürekli, gözü pek

Sein beherztes Eingreifen verhinderte Schlimmeres.

Onun cesur müdahalesi daha kötüsünü önledi.

Sie traf eine beherzte Entscheidung.

Cesur bir karar verdi.

cesur bir insan ein beherzter Mensch Cesur bir karar verdi.

cesurca davranmak beherzt handeln Onun cesur müdahalesi daha kötüsünü önledi.

Eş anlamlılar: mutig, tapfer, couragiert; Zıt anlamlılar: feige, ängstlich

'Herz' (kalp, yürek) kelimesinden türemiştir. Kelimenin tam anlamı 'yürekli', yani cesur demektir.

Tüm 'Herz'i (yüreği) ile hareket eden, yani cesur ve kararlı birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.