belastenden
Çeviri
yorucu, stresli, ağır, suçlayıcı
Örnekler
Er hat einen sehr belastenden Job.
Çok stresli bir işi var.
Wir sprachen über die belastenden Ereignisse.
Stresli olaylar hakkında konuştuk.
Trotz des belastenden Drucks blieb er ruhig.
Stresli baskıya rağmen sakin kaldı.
Dilbilgisi Kalıpları
((belastend + isim)) yorucu/stresli .... İsmin cinsine, durumuna ve sayısına göre son ek değişir. Yorucu bir işi var. (Er hat einen belastenden Job.)
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: yorucu, stresli, ağır; Zıt anlamlılar: rahatlatıcı, dinlendirici, hoş
Etimoloji
'belasten' (yüklemek, sıkıntı vermek) fiilinin sıfat-fiil hali. 'be-' öneki ve 'Last' (yük) isminden oluşur.
Hafıza İpuçları
Ağır bir 'Last' (yük) taşıdığınızı hayal edin. Bu durum 'belastend' (yorucu) bir durumdur.