Adjektiv

beschädigt

hasarlı, bozuk, arızalı

Das Auto ist leider beschädigt.

Araba maalesef hasarlı.

Ich habe eine beschädigte Ware erhalten.

Hasarlı bir ürün aldım.

sıfat olarak hasarlı Hasarlı paket bugün geldi.

bozuk (kaputt), defolu (defekt); Zıt anlamlılar: hasarsız (unbeschädigt), sağlam (intakt)

beschädigen (hasar vermek) fiilinin geçmiş zaman ortacı. be- + Schaden (hasar). 'Hasar görmüş' durumu ifade eder.

Bir nesneye 'hasar (Schaden)' verildiğini (be-) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.