Adjektiv

bespielt

kayıtlı, kullanılmış

Die Kassette ist schon bespielt.

Kaset zaten kayıtlı.

Das ist ein oft bespielter Fußballplatz.

Burası sık kullanılan bir futbol sahası.

sıfat olarak kullanılır Kaset zaten bespielt (kayıtlı).

kullanılmış (gebraucht), kayıtlı (aufgenommen); Zıt anlamlılar: kullanılmamış (unbespielt), boş (leer)

'bespielen' fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'üzerinde oynanmış' olma durumunu tanımlar.

Bir şey 'bespielt' ise, daha önce üzerinde 'oynanmıştır'. İkinci el bir video oyunu diski düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.