bestärken
Çeviri
güçlendirmek, cesaretlendirmek, pekiştirmek
Örnekler
Sein Lob hat mich in meiner Entscheidung bestärkt.
Onun övgüsü kararımı pekiştirdi.
Wir müssen unsere Position in der Debatte bestärken.
Tartışmadaki konumumuzu güçlendirmeliyiz.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-n)) ((in+3)) birini bir konuda güçlendirmek/cesaretlendirmek Başarı, onu projesinde güçlendirdi.
Benzer Kelimeler
Eşanlamlılar: stärken, ermutigen, kräftigen
Etimoloji
'be-' öneki (geçişli yapar) + 'stark' (güçlü). Bir şeyi güçlü kılmak.
Hafıza İpuçları
'be-' + 'stark' (güçlü) = güçlendirmek. 'be-' önekinin, kök kelimenin niteliğini bir nesneye uyguladığını düşünün.