Nomen

der Fremde

yabancı, tanımadık kimse

Ein Fremder fragte mich nach dem Weg.

Bir yabancı bana yolu sordu.

Er fühlte sich als Fremder in der neuen Stadt.

Yeni şehirde kendini bir yabancı gibi hissetti.

((der Fremde)) (özne olarak) yabancı Yabancı köşede duruyordu. (Der Fremde stand an der Ecke.)

Eş anlamlılar: der Unbekannte (tanınmayan kişi), der Ausländer (yabancı); Zıt anlamlılar: der Einheimische (yerli)

'Garip' veya 'yabancı' anlamına gelen 'fremd' sıfatının isimleşmiş halidir.

'fremd' (yabancı) bir yerden gelen birini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.