Adjektiv

echten

gerçek, hakiki, sahici

Ich habe einen echten Freund.

Gerçek bir arkadaşım var.

Wir sprechen mit den echten Experten.

Gerçek uzmanlarla konuşuyoruz.

((sıfat)) + isim bir ismi niteler Das ist ein echtes Problem.

Eş anlamlılar: wahr, wirklich, authentisch; Zıt anlamlılar: falsch, unecht, gefälscht

Eski Yüksek Almanca'daki 'ēhaft' (yasal, geçerli) kelimesinden gelir. Yasal olarak geçerli olan 'gerçek' kabul edilirdi.

Türkçedeki 'tek' kelimesini düşünün. Gerçek ve hakiki olan şey 'tek' ve benzersizdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.