Verb

beschleunigen

hızlandırmak, çabuklaştırmak, ivme kazandırmak

Der Fahrer beschleunigt das Auto.

Sürücü arabayı hızlandırıyor.

Wir müssen den Prozess beschleunigen.

Süreci hızlandırmamız gerekiyor.

((et4)) bir şeyi hızlandırmak Sürücü arabayı hızlandırıyor.

Eş anlamlılar: schneller machen (daha hızlı yapmak); Zıt anlamlılar: verlangsamen (yavaşlatmak), bremsen (frenlemek)

'be-' öneki (bir şeyi bir şeye dönüştürmek) + 'schleunig' (hızlı, çabuk). Kelimenin tam anlamıyla 'hızlı yapmak'.

Bir arabanın otobanda 'hızlandığını' düşünün. 'schleunig' kelimesi 'hızlı' anlamına gelir ve 'be-' öneki bunu bir fiile dönüştürür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.