Verb

ein|zugestehen

itiraf etmek, kabul etmek, ikrar etmek

Er musste seine Schuld eingestehen.

Suçunu itiraf etmek zorunda kaldı.

Sie gestand ein, einen Fehler gemacht zu haben.

Bir hata yaptığını itiraf etti.

((et4)) (bir şeyi) itiraf etmek Suçunu itiraf etmek zorunda kaldı.

((...)) (bir şey) yaptığını itiraf etmek Bir hata yaptığını itiraf etti.

Eşanlamlılar: zugeben, bekennen

'ein-' (içeri) + 'gestehen' (itiraf etmek) önekinden gelir. 'ein-' öneki itiraf etme eylemini güçlendirir.

Hatanızın arkasında 'durduğunuzu' ('stehen') ve gerçeğin 'içeri' ('ein-') girmesine izin vererek itiraf ettiğinizi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.