Adjektiv

entgegengesetzt

karşıt, zıt, ters

Wir fuhren in die entgegengesetzte Richtung.

Ters yönde gittik.

Sie haben entgegengesetzte Meinungen.

Onların zıt görüşleri var.

entgegengesetzt + İsim niteleme sıfatı olarak kullanılır Das ist die entgegengesetzte Seite.

sein + entgegengesetzt yüklem sıfatı olarak kullanılır Unsere Ansichten sind entgegengesetzt.

Eş anlamlılar: gegenteilig, konträr; Zıt anlamlılar: gleich, identisch

'entgegen' (karşı) ve 'gesetzt' ('setzen' fiilinin geçmiş zaman ortacı, konulmuş) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'karşısına konulmuş' demektir.

Birbirine 'entgegen' (karşı) 'gesetzt' (konulmuş) iki şeyi düşünün, bu onların zıtlığını vurgular.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.