Verb

entgegen|setzen

karşı koymak, muhalefet etmek, karşı çıkmak

Wir müssen uns dieser Ungerechtigkeit entgegensetzen.

Bu adaletsizliğe karşı koymalıyız.

Er hatte den Argumenten nichts entgegenzusetzen.

Argümanlara karşı söyleyecek bir şeyi yoktu.

((bir şeye dat)) karşı koymak bir şeye karşı koymak Bu adaletsizliğe karşı koymalıyız.

((birine/bir şeye dat)) ((bir şeyi akk)) karşı sürmek Argümanlara karşı söyleyecek bir şeyi yoktu.

Eş anlamlılar: sich widersetzen, opponieren; Zıt anlamlılar: zustimmen, unterstützen

'entgegen-' (karşı) + 'setzen' (koymak) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'karşı koymak'.

Bir güce karşı ('entgegen') bir bariyer koyduğunuzu ('setzen') hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.