Verb

erläutern

açıklamak, izah etmek, aydınlatmak

Der Professor erläutert die Theorie.

Profesör teoriyi açıklıyor.

Das Konzept wird im Buch erläutert.

Konsept kitapta açıklanmıştır.

((et4)) bir şeyi açıklamak Profesör teoriyi açıklıyor. (Der Professor erläutert die Theorie.)

((j-m)) ((et4)) birine bir şeyi açıklamak Öğrenciye görevi açıklıyor. (Er erläutert dem Studenten die Aufgabe.)

Eş anlamlılar: erklären, darlegen; Zıt anlamlılar: verheimlichen, verschleiern

'er-' öneki (bir eylemin başarılmasını belirtir) + 'läutern' (açıklığa kavuşturmak), 'lauter' (saf, berrak) ile ilgilidir. Kelimenin tam anlamıyla 'açık hale getirmek'.

Bilgiyi herkesin anlaması için 'laut' (yüksek sesle) ve net hale getirdiğinizi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.