Verb

gründen

kurmak, tesis etmek, dayandırmak

Er will eine Firma gründen.

Bir şirket kurmak istiyor.

Sie haben eine Familie gegründet.

Onlar bir aile kurdular.

Seine Theorie gründet auf Fakten.

Onun teorisi gerçeklere dayanıyor.

((bir şeyi)) kurmak Bir şirket kurmak istiyor.

((bir şeye)) dayanmak Onun teorisi gerçeklere dayanıyor.

Eş anlamlılar: errichten (inşa etmek), stiften (vakfetmek); Zıt anlamlı: auflösen (feshetmek)

'der Grund' (zemin, temel, sebep) kelimesinden türemiştir. Fiil, bir şeyin 'temelini atmak' anlamına gelir.

Bir şirketin 'temelini' ('Grund') attığınızı düşünün. Onu 'gründen' yapıyorsunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.