Verb

fallen

düşmek, azalmak, inmek

Der Apfel fällt vom Baum.

Elma ağaçtan düşer.

Die Entscheidung fällt mir schwer.

Bu karar bana zor geliyor.

Sein Geburtstag fällt auf einen Montag.

Onun doğum günü Pazartesi'ye denk geliyor.

Die Preise sind gefallen.

Fiyatlar düştü.

((bir şey)) ((bir yerden)) düşmek bir şey bir yerden düşmek Yaprak ağaçtan düşüyor.

((bir şey)) ((bir güne)) denk gelmek bir şey bir güne denk gelmek Bayram bu yıl Salı gününe denk geliyor.

((birine)) zor/kolay gelmek bir şey birine zor/kolay gelmek Bu iş bana kolay geliyor.

Eş anlamlılar: stürzen (yuvarlanmak), sinken (batmak); Zıt anlamlılar: steigen (yükselmek)

İngilizce 'fall' kelimesiyle aynı kökten gelir, her ikisi de ortak bir Proto-Cermen kökünden türemiştir.

Sesi İngilizce 'fall' kelimesine çok benzer. Düzensiz bir fiildir, bu yüzden çekimlerini ezberleyin: fallen - fiel - gefallen.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.