Nomen

die Freiräume

serbest alanlar, hareket alanı, özgürlük

Künstler brauchen Freiräume für ihre Kreativität.

Sanatçıların yaratıcılıkları için serbest alanlara ihtiyacı var.

Die neue Stelle gibt mir persönliche Freiräume.

Yeni pozisyon bana kişisel özgürlükler veriyor.

((j-m)) ((für+4)) serbest alanlar vermek (birine3) (...4 için) Die Stadt gibt jungen Künstlern Freiräume.

Eşanlamlılar: Spielraum, Möglichkeiten; Zıtanlamlılar: Einschränkung, Begrenzung

'frei' (serbest, özgür) ve 'Raum' (alan, mekan) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'serbest alan'dır.

İçinde istediğiniz her şeyi yapabileceğiniz tamamen 'serbest' (frei) bir 'oda' (Raum) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.