Adjektiv

frühzeitig

erken, vaktinden önce

Wir brauchen einen frühzeitigen Termin.

Erken bir randevuya ihtiyacımız var.

Dank der frühzeitigen Warnung waren alle sicher.

Erken uyarı sayesinde herkes güvendeydi.

((Sıfat)) + İsim (bir ismi niteler) Kışın erken bastırması herkesi şaşırttı.

Eş anlamlılar: vorzeitig, früh; Zıt anlamlılar: spät, verspätet

'früh' (erken) + 'Zeit' (zaman) + '-ig' (sıfat eki) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'erken zamanlı'dır.

'früh' (erken) ve 'Zeit' (zaman) kelimelerinin birleşimi olarak düşünün. Erken zamanda olan bir şey.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.