Nomen

das Gefäß

kap, damar

Stell die Blumen in ein Gefäß mit Wasser.

Çiçekleri su dolu bir kaba koy.

Ein verstopftes Gefäß ist ein Gesundheitsrisiko.

Tıkalı bir damar sağlık riskidir.

((et4)) ((bir Gefäß içine)) ((doldurmak)) bir şeyi bir kabın içine doldurmak Er füllt Wasser in das Gefäß.

((et3))((-den yapılmış)) ((bir Gefäß)) bir şeyden yapılmış bir kap Das Gefäß ist aus Ton.

Eş anlamlılar: Behälter (kap), Behältnis (kap)

'fassen' (tutmak, kavramak) fiiliyle ilgilidir. 'Ge-' öneki topluluk anlamı katabilir, bu nedenle 'Gefäß' bir şeyleri tutan, içeren bir nesnedir.

'fassen' (tutmak) fiilini düşünün. Gefäß, çiçekler için bir vazo veya vücuttaki kan damarı gibi bir şeyleri tutan bir kaptır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.