Adjektiv

geklärt

açıklığa kavuşturulmuş, çözülmüş, arıtılmış

Die Frage ist jetzt geklärt.

Soru şimdi açıklığa kavuştu.

Das Wasser im See ist geklärt.

Göldeki su arıtılmış.

((bir şey)) geklärt bir şey açıklığa kavuştu Mesele çözüldü. (Die Sache ist geklärt.)

((biri)) ((bir şeyi)) geklärt etti biri bir şeyi açıklığa kavuşturdu O, sorunu çözdü. (Er hat das Problem geklärt.)

Eş anlamlılar: gelöst (çözülmüş), entschieden (kararlaştırılmış); Zıt anlamlılar: unklar (belirsiz), offen (açık)

'klären' (açıklığa kavuşturmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı, 'klar' (açık, net) kelimesinden gelir.

Bir şeyin 'klar' (net) hale gelmesini düşünün. Bir durum netleştiğinde, 'geklärt' olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.