Adjektiv

gelebt

yaşanmış, tecrübe edilmiş, uygulanmış

Er hat ein langes Leben gelebt.

Uzun bir hayat yaşadı.

Das ist gelebte Demokratie.

Bu, yaşanan demokrasidir.

((hat)) gelebt ((...)) yaşadı ((...)) O, uzun süre Türkiye'de yaşadı.

gelebt + İsim ((yaşanmış ...)) Bu, yaşanmış bir hikayedir.

erlebt (deneyimlenmiş), erfahren (tecrübeli)

'leben' (yaşamak) fiilinin geçmiş zaman ortacı (Partizip II). 'ge-' öneki geçmiş zaman ortaçları için tipiktir.

Türkçedeki '-miş/-mış' ekiyle yapılan sıfatlara benzetilebilir: 'yaşanmış bir hayat'. Hem perfekt zamanı kurar hem de sıfat olarak kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.