gespielt
Çeviri
oynanmış, çalınmış, yapmacık
Örnekler
Wir haben gestern Karten gespielt.
Dün kart oynadık.
Seine Überraschung war nur gespielt.
Onun şaşkınlığı sadece yapmacıktı.
Dilbilgisi Kalıpları
((haben/sein)) + gespielt ((et4)) bir şeyi oynamış/çalmış olmak Wir haben Fußball gespielt.
gespielt + ((İsim)) yapmacık ... Das war eine gespielte Freundlichkeit.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar (yapmacık için): vorgetäuscht, geheuchelt
Etimoloji
'spielen' (oynamak, çalmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı, 'ge-' önekiyle oluşturulur.
Hafıza İpuçları
Bir rolü 'oynayan' bir aktör düşünün. Duyguları 'oynanmıştır' (gespielt).