gestellte
Çeviri
konulmuş, sorulmuş, poz verilmiş
Örnekler
Die gestellte Frage war sehr klug.
Sorulan soru çok akıllıcaydı.
Die auf den Tisch gestellte Vase ist zerbrechlich.
Masanın üzerine konulan vazo kırılgandır.
Dilbilgisi Kalıpları
((gestellte)) + İsim (dişil tekil nom./akk. veya çoğul nom./akk.) İsimden önce gelen sıfat. Die gestellte Aufgabe ist schwer.
Benzer Kelimeler
konulmuş, yerleştirilmiş
Etimoloji
'stellen' (koymak, sormak) fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'gestellt' kelimesinin çekimli hali. 'ge-' ön eki geçmiş zaman ortacını belirtir.
Hafıza İpuçları
'Bir soru sormak' anlamına gelen 'eine Frage stellen' ifadesini düşünün. 'Die gestellte Frage', 'sorulan soru' demektir.