Adjektiv

gewidmet

adanmış, ithaf edilmiş

Dieses Buch ist meiner Frau gewidmet.

Bu kitap eşime ithaf edilmiştir.

Er ist seiner Forschung voll und ganz gewidmet.

O, tamamen araştırmasına adanmıştır.

j-m/et3 e adanmış olmak birine/bir şeye adanmış olmak Das Museum ist der modernen Kunst gewidmet.

adanmış, bağlı

'widmen' (adamak, ithaf etmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'ge-' öneki ortacı belirtir.

Bir kitaptaki 'Widmung' (ithaf) sayfasını düşünün. Kitap birine 'gewidmet' edilmiştir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.