Adjektiv

grenzüberschreitenden

sınır ötesi

Wir arbeiten an einem grenzüberschreitenden Projekt.

Sınır ötesi bir proje üzerinde çalışıyoruz.

Die Polizei bekämpft den grenzüberschreitenden Drogenhandel.

Polis, sınır ötesi uyuşturucu ticaretiyle mücadele ediyor.

((sıfat)) + ((isim)) sınır ötesi... Sınır ötesi işbirliği büyük önem taşımaktadır. (Der grenzüberschreitenden Zusammenarbeit kommt eine große Bedeutung zu.)

Eş anlamlılar: international, transnational; Zıt anlamlılar: national, inländisch

'Grenze' (sınır) + 'über' (üzerinden) + 'schreiten' (adımlamak) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'sınırın üzerinden adımlayan'.

Birinin harita üzerindeki bir sınırı geçtiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.