Adjektiv

harten

sert, zor, çetin, şiddetli

Ich hatte einen harten Arbeitstag.

Zor bir iş günü geçirdim.

Er schläft auf dem harten Boden.

Sert zeminde uyuyor.

Nach dem harten Winter kommt der Frühling.

Zorlu kıştan sonra bahar gelir.

sert olmak Ekmek çok sert. Das Brot ist zu hart.

sıkı çalışmak Ailesi için çok sıkı çalışıyor. Er arbeitet sehr hart für seine Familie.

Eş anlamlılar: katı, zor, sıkı; Zıt anlamlılar: yumuşak, kolay, nazik

Eski Yüksek Almanca 'hart' kelimesinden gelir. İngilizce 'hard' kelimesiyle kökteştir.

İngilizce'deki 'hard' kelimesiyle neredeyse aynı ses ve anlama sahiptir. Bu da hatırlamayı çok kolaylaştırır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.