Verb

hellen

aydınlatmak, aydınlanmak

Der Morgen hellt den Himmel.

Sabah gökyüzünü aydınlatıyor.

Sein Gesicht hellte sich auf.

Yüzü aydınlandı.

((et4)) (bir şeyi) aydınlatmak Der Morgen hellt den Himmel.

aydınlanmak aydınlık olmak Sein Gesicht hellte sich auf.

Eş anlamlılar: erhellen, aufhellen, beleuchten; Zıt anlamlılar: verdunkeln, abdunkeln

'Parlak' veya 'aydınlık' anlamına gelen 'hell' sıfatından türemiştir. '-en' eki Almancada sıkça fiil yapar.

'hellen' fiilini 'hell' (parlak) köküyle bağdaştırın. Bir şeyi 'parlak yapma' eylemi olarak düşünün. İngilizce 'hell' (cehennem) kelimesiyle karıştırmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.