Nomen

die Gefährdung

tehlikeye atma, tehlike, risk

Die Gefährdung der Umwelt ist ein ernstes Problem.

Çevrenin tehlikeye atılması ciddi bir sorundur.

Er handelte ohne Gefährdung für sich selbst.

Kendisi için bir tehlike olmadan hareket etti.

((et2)) / ((von+3)) tehlikesi (die Gefährdung) Kamu güvenliğinin tehlikeye atılması hafife alınmamalıdır.

((für+4)) için bir tehlike (eine Gefährdung) Hızlı araba kullanmak herkes için bir tehlikedir.

Eş anlamlılar: das Risiko (risk), die Bedrohung (tehdit); Zıt anlamlılar: die Sicherheit (güvenlik)

'Gefahr' (tehlike) + isim yapan '-ung' eki. Tehlikeye atılma eylemini veya durumunu ifade eder.

İçinde 'Gefahr' (tehlike) kelimesini görebilirsiniz. '-ung' eki bir eylemi belirtir, yani 'tehlikeli hale getirme eylemi'dir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.