Adjektiv

infizierten

enfekte olmuş, bulaşmış

Wir helfen den infizierten Menschen.

Enfekte olmuş insanlara yardım ediyoruz.

Der Arzt untersucht den infizierten Arm.

Doktor enfekte olmuş kolu muayene ediyor.

((niteleme)) ((isimden önce)) enfekte olmuş ... Doktor, enfekte olmuş hastayı tedavi ediyor. Der Arzt behandelt den infizierten Patienten.

Eş anlamlılar: bulaşıcı, mikroplu; Zıt anlamlılar: dezenfekte edilmiş

Latince 'inficere' (lekelemek, bozmak) kelimesinden gelir; 'in-' (içine) ve 'facere' (yapmak) kelimelerinden oluşur.

Bir bilgisayar virüsünün bir dosyayı 'enfekte ettiğini' düşünün. 'in-' öneki 'içine' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.