Adjektiv

konkretes

somut, belirgin, elle tutulur

Ich habe ein konkretes Ziel vor Augen.

Aklımda somut bir hedef var.

Das ist ein konkretes Problem.

Bu somut bir problem.

niteleme sıfatı: ((ein konkretes Problem)) somut bir problem. Bu somut bir problem.

Eş anlamlılar: spezifisch, fassbar, greifbar; Zıt anlamlılar: abstrakt, vage, unbestimmt

Latince 'concretus' (birlikte büyümüş, yoğunlaşmış) kelimesinden gelir. Sağlam ve gerçek olan inşaat betonu gibi düşünün.

'konkret' kelimesini Türkçe'deki 'konkret' veya 'somut' kelimesiyle bağdaştırın. Somut bir plan, soyut veya belirsiz değil, sağlam ve ayrıntılıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.