leben
Çeviri
yaşamak, oturmak, var olmak
Örnekler
Ich lebe in Deutschland.
Almanya'da yaşıyorum.
Meine Großeltern leben nicht mehr.
Büyükannem ve büyükbabam artık yaşamıyor.
Er lebt für seine Arbeit.
O, işi için yaşıyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((in+3)) (...de) yaşamak Ich lebe in einer kleinen Stadt.
((von+3)) (...ile) geçinmek Er lebt von seiner Kunst.
((für+4)) (...için) yaşamak Sie lebt nur für ihre Kinder.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: wohnen (ikamet etmek), existieren (var olmak); Zıt anlamlılar: sterben (ölmek)
Etimoloji
Eski Yüksek Almanca 'lebēn' kelimesinden gelir, İngilizce 'live' ile kökteştir.
Hafıza İpuçları
İngilizce 'live' kelimesine çok benzer. 'Leben' kelimesini 'Levent' ismiyle ilişkilendirerek hatırlayabilirsiniz: 'Levent yaşıyor'.