Adjektiv

lichtdurchflutet

aydınlık, ışık alan

Wir haben ein lichtdurchflutetes Wohnzimmer.

Işık alan bir oturma odamız var.

Das Atelier ist hell und lichtdurchflutet.

Atölye aydınlık ve bol ışıklı.

lichtdurchflutet + İsim ışık alan ... Işık alan bir oda güzeldir.

sein + lichtdurchflutet ışıkla dolu olmak Oda ışıkla dolu.

Eş anlamlılar: hell (aydınlık), sonnig (güneşli); Zıt anlamlılar: dunkel (karanlık), schattig (gölgeli)

'Licht' (ışık) ve 'durchfluten' (içinden akıp gitmek, doldurmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'durchflutet' kelimelerinden oluşur.

Işığın (Licht) bir odayı sel (Flut) gibi doldurduğunu (durchflutet) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.