namhaft
Çeviri
tanınmış, ünlü, saygın, meşhur
Örnekler
Ein namhafter Autor schrieb das Buch.
Tanınmış bir yazar kitabı yazdı.
Dieser Künstler ist noch namhafter.
Bu sanatçı daha da tanınmış.
Dilbilgisi Kalıpları
namhaft + isim tanınmış bir... ein namhafter Künstler
birisi/bir şey namhaft'tır birisi/bir şey tanınmıştır Diese Universität ist sehr namhaft.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: berühmt (ünlü), bekannt (bilinen), renommiert (tanınmış); Zıt anlamlılar: unbekannt (bilinmeyen), unbedeutend (önemsiz)
Etimoloji
'Name' (isim) + '-haft' soneki (sahip olma niteliği). Kelimenin tam anlamıyla 'isme sahip'.
Hafıza İpuçları
'Bir isme sahip olmak' ('einen Namen haben') ifadesinin tanınmış olmak anlamına geldiğini düşünün.