Verb

bereichern

zenginleştirmek

Reisen kann das Leben bereichern.

Seyahat etmek hayatı zenginleştirebilir.

Er hat sich auf Kosten anderer bereichert.

Başkalarının sırtından zengin oldu.

((et4)) (bir şeyi) zenginleştirmek Kitaplar zihni zenginleştirir.

((sich)) zengin olmak Politikacı zengin oldu.

Eş anlamlılar: verbessern (iyileştirmek), erweitern (genişletmek)

'be-' öneki (bir şeyi ... yapmak) + 'reich' (zengin) + '-ern' fiil eki. Kelimenin tam anlamıyla 'zengin yapmak'.

'be-reich-ern' kelimesinin içinde 'reich' (zengin) kelimesini görebilirsiniz. Eylem, bir şeyi 'reich' yapmaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.