tippen
Çeviri
yazar (klavyede), tıklar, bahse girer, tüyo verir
Örnekler
Er tippt eine E-Mail am Computer.
Bilgisayarda bir e-posta yazıyor.
Sie tippt ihm auf die Schulter.
Onun omzuna dokunuyor.
Wer tippt auf den Sieger?
Kim kazanana oynuyor?
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) (bir şeyi) yazmak Er tippt einen langen Text.
((j-m)) ((auf+4)) (birinin) (bir yerine) dokunmak Sie tippt ihm auf die Schulter.
((auf+4)) (bir şeye) oynamak/bahse girmek Ich tippe auf die Heimmannschaft.
Benzer Kelimeler
schreiben (yazmak), klopfen (vurmak), wetten (bahse girmek)
Etimoloji
İngilizce 'to tip' (dokunmak) veya 'to tap' (tıklamak) kelimelerinden gelir, parmak uçlarıyla hafif bir dokunuşu ifade eder.
Hafıza İpuçları
Parmak uçlarınızla ('tip') tuşlara 'tıkladığınızı' düşünün.