Adjektiv

vertraut

tanıdık, samimi, aşina, yakın

Er ist mir sehr vertraut.

O bana çok tanıdık geliyor.

Ich bin mit dem Thema vertraut.

Konuya aşinayım.

((j-m)) için tanıdık olmak Die Gegend ist mir vertraut.

((et3))'e aşina olmak Er ist mit den Regeln vertraut.

Eş anlamlılar: bekannt (bilinen), geläufig (yaygın); Zıt anlamlılar: fremd (yabancı), unbekannt (bilinmeyen)

`ver-` öneki ve `trauen` (güvenmek) fiilinden gelir. Güvenilir hale gelmiş bir şeyin artık tanıdık olduğu fikrine dayanır.

`trauen` (güvenmek) kelimesini düşünün. Güvendiğiniz bir şey size `vertraut` yani tanıdık gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.