Verb

überspringen

atlamak, üzerinden atlamak, geçmek

Das Pferd überspringt das Hindernis.

At engelin üzerinden atlıyor.

Ich überspringe diese Seite im Buch.

Kitaptaki bu sayfayı atlıyorum.

Er überspringt oft das Frühstück.

Sık sık kahvaltıyı atlar.

((et4)) atlamak, üzerinden atlamak At engelin üzerinden atlıyor.

Eş anlamlılar: auslassen, übergehen

'über-' (üzerinden) + 'springen' (atlamak) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'üzerinden atlamak'tır. Bu ayrılmaz bir fiildir.

Gerçek anlamda bir su birikintisinin 'üzerinden atlamak' ('über-springen') ile mecazi olarak bir filmin sıkıcı bir bölümünü 'atlamak' eylemlerini birleştirin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.