Adjektiv

üblich

olağan, alışılmış, her zamanki, yaygın

Er zahlt den üblichen Preis.

Olağan fiyatı ödüyor.

Wir treffen uns am üblichen Ort.

Her zamanki yerde buluşuyoruz.

olağan olmak Erken kalkmak olağandır.

Eş anlamlılar: gewöhnlich, normal; Zıt anlamlılar: unüblich, ungewöhnlich

'üben' (pratik yapmak) fiilinden türemiştir. Pratik yapılan şey olağan hale gelir.

Bir Alman şehrinde 'U-Bahn' (metro) ile seyahat etmenin 'üblich' (olağan) bir yol olduğunu düşünün. Baştaki 'Ü' harfi hatırlamanıza yardımcı olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.