Adjektiv

unbekannt

bilinmeyen, tanınmayan, yabancı

Ein unbekannter Mann fragte nach dem Weg.

Bilinmeyen bir adam yolu sordu.

Die Ursache des Feuers ist unbekannt.

Yangının nedeni bilinmiyor.

Sie zog in eine ihr unbekannte Stadt.

Kendisine yabancı bir şehre taşındı.

Bir isimden önce sıfat olarak ein unbekannter Mann

Yüklem sıfatı olarak kullanılır Die Ursache ist unbekannt.

Eş anlamlılar: fremd, unvertraut; Zıt anlamlılar: bekannt, vertraut

'un-' (olumsuzluk) ön eki + 'bekannt' (bilinen, tanınan). 'Bekannt', 'kennen' (bilmek, tanımak) fiilinden gelir.

'un-' ön eki, İngilizce'deki 'un-' gibi olumsuzluk anlamı katar. 'un-known' (bilinmeyen) olarak düşünebilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.