unterrichten
Çeviri
öğretmek, ders vermek, bilgilendirmek
Örnekler
Der Lehrer hat uns gut unterrichtet.
Öğretmen bize iyi öğretti.
Ich unterrichte dich über die Lage.
Seni durum hakkında bilgilendiriyorum.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-m)) ((et4)) birine bir şeyi öğretmek O, öğrencilere matematik öğretiyor.
((j-n)) ((über et4)) birini bir şey hakkında bilgilendirmek Bizi yeni kurallar hakkında bilgilendirdi.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: lehren, beibringen; Zıt anlamlılar: lernen
Etimoloji
`unter-` (arasında) + `richten` (yöneltmek) kelimelerinden gelir. Bilgiyi insanlar arasında yöneltmek anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
Bir öğretmenin öğrencilerin 'unter' (arasında) durup öğrenmelerini 'richten' (yönlendirdiğini) hayal edin.