Adjektiv

verödeten

ıssız, terk edilmiş, metruk

Wir gingen durch die verödeten Straßen der Stadt.

Şehrin ıssız sokaklarında yürüdük.

Er blickte auf die verödeten Felder.

Issız tarlalara baktı.

((Sıfat)) ((İsim)) niteleme sıfatı olarak kullanılır Die verödeten Häuser standen am Weg.

Eş anlamlılar: verlassen, menschenleer; Zıt anlamlılar: belebt, bevölkert

`ver-` ön eki (değişimi belirtir) + `öde` (ıssız, çorak) kelimelerinden gelir.

Bir yerin `ver-` ekiyle `öde` (ıssız) bir hale dönüştüğünü hayal edin, tıpkı bir hayalet şehir gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.