ständig
Çeviri
sürekli, daimi, devamlı
Örnekler
Ich habe den ständigen Lärm satt.
Sürekli gürültüden bıktım.
Er beschwert sich ständig über das Wetter.
Sürekli hava durumundan şikayet ediyor.
Dilbilgisi Kalıpları
ständig + Fiil sürekli bir şey yapmak Sürekli şikayet ediyor.
sürekli bir + İsim sürekli bir yoldaş Bir köpek sürekli bir yoldaştır.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: dauernd, permanent, ununterbrochen; Zıt anlamlılar: selten, gelegentlich
Etimoloji
'Stand' (durum) + '-ig' (sıfat eki). Bir durumda 'duran', yani değişmeyen bir şeyi ifade eder.
Hafıza İpuçları
İçinde 'Stand' (durmak) kelimesi geçer. Bir şeyin sonsuza kadar bir yerde 'durduğunu' hayal edin, dolayısıyla 'sürekli'dir.