stöbern
Çeviri
karıştırmak, araştırmak, göz atmak
Örnekler
Sie stöbert in alten Büchern.
Eski kitapları karıştırıyor.
Ich habe auf dem Dachboden gestöbert.
Tavan arasında bir şeyler aradım.
Er stöbert gern im Internet.
İnternette gezinmeyi sever.
Dilbilgisi Kalıpları
((in+3)) bir şeyin içinde karıştırmak Eski kutuları karıştırıyor.
((nach+3)) bir şey aramak Bir hediye arıyor.
Benzer Kelimeler
suchen (aramak), wühlen (eşelemek), durchsuchen (aramak)
Etimoloji
Muhtemelen 'Staub' (toz) kelimesiyle ilgilidir, çünkü bir şeyleri karıştırırken toz kalkar.
Hafıza İpuçları
'Stöbern' yaparken, yani tavan arasında bir şeyler karıştırırken 'Staub' (toz) kaldırdığınızı hayal edin.