Verb

verbinden

bağlamak, birleştirmek, pansuman yapmak, kombine etmek

Er verbindet das Gerät mit dem Strom.

Cihazı elektriğe bağlıyor.

Musik verbindet Menschen auf der ganzen Welt.

Müzik dünyanın her yerindeki insanları birleştirir.

Der Arzt verbindet die Wunde des Patienten.

Doktor hastanın yarasını pansuman yapıyor.

((et4)) mit ((et3)) bir şeyi bir şeye bağlamak Er verbindet das Kabel mit dem Computer.

((et4)) bir şeyi sarmak (yara) Der Arzt verbindet das Bein.

Eş anlamlılar: verknüpfen, anschließen; Zıt anlamlılar: trennen, lösen

'ver-' (birlikte) + 'binden' (bağlamak) kelimelerinden. Kelimenin tam anlamıyla 'birlikte bağlamak'.

Kablolar, insanlar veya bir yaranın üzerindeki sargı bezi gibi iki şeyi 'birbirine bağladığınızı' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.