Adjektiv

verstetigt

kalıcı hale getirilmiş, sağlamlaştırılmış, süreklileştirilmiş

Die Finanzierung des Projekts ist nun verstetigt.

Projenin finansmanı artık kalıcı hale getirildi.

Diese Praxis hat sich im Unternehmen verstetigt.

Bu uygulama şirkette yerleşti.

((sıfat olarak)) kalıcı hale getirilmiş/sağlamlaştırılmış Bu politika artık verstetigt.

Eşanlamlılar: yerleşik, konsolide, kalıcı; Zıtanlamlılar: geçici, muvakkat

'ver-' (bir duruma getirme ön eki) + 'stetig' (sürekli, sabit). Kelimenin tam anlamıyla 'sürekli kılmak'.

'stetig' (sürekli) kelimesini düşünün. 'Verstetigt', bir şeyin sürekli ve kalıcı hale getirildiği durumu tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.