Nomen

die Zeitvorgabe

süre kısıtlamaları, terminler

Wir müssen die strengen Zeitvorgaben einhalten.

Sıkı zaman kısıtlamalarına uymak zorundayız.

Der Projektmanager hat klare Zeitvorgaben gemacht.

Proje müdürü net zaman hedefleri belirledi.

((bir şeye)) uymak Zaman kısıtlamalarına uymak zorundayız.

((bir şey)) belirlemek Müdür net zaman hedefleri belirler.

Synonyms: Frist (süre), Termin (randevu/süre); Antonyms: -

'Zeit' (zaman) ve 'vorgeben' (belirlemek) fiilinden gelen 'Vorgabe' (hedef, talimat) kelimelerinin birleşimi.

'Zeit' (zaman) ile ilgili bir 'Vorgabe' (hedef) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.